| SEÇME
KOMİKLER-1 |
|
|---|---|
| Teşhis Doktor, Temel'e sormuş - Neyin var? - Parmağumi, buraya bastırınca aciyor... - Başka?... - Parmağumi, şuraya bastırinca da aciyor... Doktor bakmış, hastanın birbirinden ilgisiz bir çok yeri birden acıyor. Uzun tahliller ve yoğun muayeneler sonunda nihayet teşhiş konulmuş: "Parmakta incinme..." |
Evham İki arkadaş konuşuyor: - Yahu, galiba karım beni bahçıvanla aldatıyo... - Yaa, nereden anladın? - Her akşam bakıyorum, yatağın üzerinde ya gül var ya da karanfil... Gülmüş arkadaşı: - Senin hesabına göre benim karım da beni sütçü ile aldatıyor. - Peki sen onu nereden anladın? - Ne zaman gelsem, sütçü bizim yatakta yatıyor... |
| Müsait Yer
(Gön: Berkay Aydoğan) Olayımız Sarıyer Taksim minibüslerinde geçmekte... Kravatlı, düzgün giyimli bir adam inmek için ayağa kalkar: - Şoför bey. Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (Herkes kopar) Minibüs sağa yanaşır. Şoför: - Tabi buyrun. Size layık değil ama... (Bu sefer daha beter) |
Al Götür (Gön:
Berkay Aydoğan) Rumeli - Hisarüstü otobüsüyle Taksim'e doğru gidilmekte. Adamın biri Beşiktaş dolaylarında gayet aceleci bir tavırla: "Kaptan, orta kapıyı rica edebilir miyim?" Bizim şoför olaya hakim: "Tabi abi ayıp ettin. Al götür. Senden kıymetli mi? |
| Ben de (Gön:
Berat Aydoğan) Devlet tiyatrosundan bi arkadaş, bi oyun için Akçaabat'a gitmiş. Ekip olarak şehir merkezine gelmişler. Kafalarını kaldırınca koca bir bez afiş görmüşler. Şöyle yazıyo: Ben de sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olanını severim. AKÇAABAT BELEDİYE BAŞKANI. |
Zeki Triko (Gön:
Berat Aydoğan) Bir kız arkadaşım ve ablası beraber Zeki Triko'ya gidiyolar mayo bakmaya. Neyse bi bayan ilgileniyo, arkadaşımın ablası bi mayo beğeniyo, bayan diyo ki "aa çok güzel bi tercih yaptınız, zaten onun çizimini Zeki Beyle ikimiz yaptık, ben Zeki beyin yeğeniyim." Ablamız "aa sizin de mi soyadınız Triko?" deyince, arkadaşım arkasına bakmadan olay mahallinden uzaklaşıyo. |
|
Eşşek Direncini Kırarsa (Gön: Umut) |
|
| CİN Adamin biri California'da bir kumsalda yürürken ayagi eski bir lambaya takilmis, adam lambayi kumlarin icinden cikarmis. Dalgasina ; "Belki cin cikar" deyip ovalamis lambayi, hakikaten cin cikmaz mı? Adam cok sasirmis, cin baslamis konusmaya ; "Tamam, tamam... Anladık beni lambadan kurtardin, bu ay icinde dördüncü defadır cikiyorum bu lambadan ve artik sIkIlmaya basladim bu yuzden 3 dilegi unut. Sadece 1 dilek hakkin var!" Adam oturmus, bir sure düsünmüs ve "Her zaman Hawaii'ye gitmek istedim ama ucaktan korkarim ve deniz beni cok kötü tutar. Benim icin Hawaii'ye bir köprü yap böylece arabayla oraya gidebileyim" demis. Cin gülmüs ve "Bu imkansiz. Bu isin lojistigini düsün ! Köprünün ayaklari nasil Pasifik'in dibine ulasabilir ? Ne kadar beton gerektigini, ne kadar celik gerektigini düsün! Hayir, baska bir dilek düsün" demis. Adam tamam demis ve gercekten güzel bir dilek düsünmeye baslamis. En sonunda, "Dört kere evlendim ve bosandim. Butun karilarim her zaman duyarsiz oldugumu ve onunla ilgilenmedigimi söylerdi. Bu yüzden, kadinlari anlayabilmeyi diliyorum... Nasil hissettiklerini ve neden agladiklarini, bir sey soylemedikleri zaman gercekten ne istediklerini... onlari nasil gercekten mutlu edebilecegimi bilmek istiyorum o zaman.." Cin biraz durmus, biraz kafasını kasımıs ve sonra konusmus : "Köprü iki seritli mi olsun dört seritli mi ?" |
NASIL ZENGİN
OLDUM?
Ülkenin yasını basını almıs ve en zengin isadamlarından biriyle yapılan röportajdır: Genç gazeteci çocuk soruyor, "Efendim, bugünlere nasil geldiğinizi, bu inanılmaz servetin öyküsünü bizimle paylasmak ister misiniz?" Ve cevap geliyor, |